Çarşamba, Şubat 17, 2010

ANADOLU HİSARI HEP ORDA......








göksu deresinin kenarında
mola vermek üzere....
planlar yapılır hafta içi
yoğun mesai saatlerinde...




Bu kent yorarken hafta içi bizleri..haftasonu saklanmıştır dinginlik, istanbul'un binbir köşesine eee bulmak meraklı yüreklere düşer...seyrü sefer eylenir..yollar çok yere götürür , gitmek isteyeni...
bir pazar sabahı erken yola düşülür,köprü dolmadan,yollar boşken...istanbul hafta sonları ve sabahın erken saatleri en sessiz ve huzur dolu güzelliğnde oluyor...güzel bir kahvaltı ve gözbebeğimizden ruhumuza varacak dinginlik için anadolu hisarına yol çevrilir...hele hele birde yanında sevgili arkadaşları varsa ''moon'' çook daha mutludur.














Anadolu hisarının dar sokaklarındaki ahşap evler,hemen kapılarını
çalıp içeri girme istediği uyandırıverir bende...zor tutarım kendimi
ama birgün çalıp kapıyı girevereceğim ...istanbulun tüm karmaşası
siliniverir birden,burda yaşamalıyım der,hemen kiralık eski ve bahçesi
olan bir ev tutmaya karar verir ve işe gidip gelmeyi düşlerken...köprü
trafiği ışıklı ve egsoz kokulu canavar olarak düşlerimi parçalar...


bir çok pazar sabahı....''moon'' dinginliğe ulaştı.

2010 yılının ve şubat ın

18. günü paylaştı....

8 yorum:

  1. bakıyorum iyi gezmektesin, baharı beklemeden...

    YanıtlaSil
  2. İstanbul'u bu yüzden çok seviyorum... Ondan ayrılmadan sanki uzaklara gidip kaçamak yapmanın keyfini yaşatıyor:)

    YanıtlaSil
  3. merhaba volkan uzun zamandır göremiyordum seni blogumda çook mutlu oldum bu arada okumaktayım hergün paylaşımlarınız efendim
    blogunuzda..
    eski gezmeleri derliyorum yenilere yer açmak için,
    sevgiler
    hep gel...

    YanıtlaSil
  4. renkler;
    değilmi ama kaçmak isteyene kaçacak yer çok ...sizin için bir paylaşım yapacağım o zaman yakın zamanda ...bence az kişinin bildiği bir yer asla istanbul olamaz diyeceksiniz.
    ziyaretiniz için teşekkürler..
    beklerim
    sevgiyle,

    YanıtlaSil
  5. Kaçır bizi moon, buradan takip ediyorum gezilecek, kaçılacak yerleri, emeğine sağlık....

    YanıtlaSil
  6. Sevgili Moon
    Pencerelerde fesleğenler, Göksu deresinde tekneler, sisli boğaz serinliği el salladı, selam verdi yazından bana... Dere kenarındaki kahveden çıkıp N. Yavaşoğulları'nın güzel ahşap evine merhaba dedikten sonra görür gibi oldum, ah burada öğrenci olmak varmış dedirten ilkokulu, yüzyıllık ağaçlar altında dinlenenleri, eski halat fabrikasını... Sonra birden tepeyi kanser gibi sarmış bir beton yığını gördüm. İşte orda dur dedim kendi kendime. Bakma yukarıya sakın. Kaçır gözünü... Sen de öyle mi yapıyorsun?
    Sevgiyle...

    YanıtlaSil
  7. nesliciğim
    seni seviyorum...
    :)))
    kızını ççok öptüm

    YanıtlaSil
  8. şefika hanım
    ne güzel anlatmışsınız aynen öyle
    aklıma hep bulutsuzluk özlemi gelir ve çok kıskanırım orda doğmuş olmayı...istanbuldan kaçma isteklerim orda doğmuş olsaydım bu kadar kriz haline bürünmezdi..
    ''sevmiyorum artık bu şehri'' diyemiyorum hisarın sokaklarında...
    dostlukla,

    YanıtlaSil