Salı, Temmuz 25, 2017

kuru dallar....


vakitlerden yazdır,
her şey hızla kuruyor.


kuruyor diye hor görmeyelim,
😁😊😍


aldım elime kuru dalları,
kurumuş buğday başakları, pisi pisi otlarını...


evde olan renklerli iplerle
süsleyip renklendiriverdim.


güzel oldu değil mi?


renkler hiç eksilmesin hayatımızdan.


💙💖💚💝💛💕💜

Pazartesi, Temmuz 24, 2017

armut tatlısı...


bahçedeki armutlardan harika bir tatlı oldu.


tarif Sezgin arkadaşımdan,
4 adet armut
sos;
1 su bardağı rose şarap
2 adet yıldız anason,
4 sap taze kekik, 1 paket şekerli vanilin,
2 yemek kaşığı toz şeker,
tencereye konulup kaynatmadan şeker eriyene kadar ocakta tutulur.
soyulup dilimlenen armutlar tenceredeki sosun içine konulur,
yumuşayana kadar kaynatmadan pişirilir.
Pişen armutlar tencereden alınır,
kalan sos kaynatılarak koyulaştırılır.
servis tabağına alınan armutların üzerine dökülür.


bir kabın içine bir miktar krema ve beyaz çikolata koyup,
 kısık ateşte erittim. 
dövülmüş bademleri de ilave ettim.


hazırladığım sosa tek tek armutları buladım.


servis tabağına alıp,
kalan sosu üzerine döktüm.
süslemek için ben evdeki kuru üzümleri kullandım.


sevgili Sezgin'e bu lezzetli tarif için,
çok çok teşekkür ederim.
💁💜🙋💜🙆

Çarşamba, Temmuz 19, 2017

lavanta tarlası...


salda gölüne gidince etrafta lavanta tarlası bulur muyum acaba?
diye sora sora buldum. 


Yeşilova'ya 26 km uzaklıkta,
akça köyün tepelerini lavantalarla  dolmuş.
Akça köy değerli yazarımız, Fakir Baykurt'un köyüymüş.


akşam gün batımına yakın lavanta tarlalarına ulaştık,
ışık çok dik geliyordu.
öyle dergilerde gördüğüm renklerde fotoğraflar olmadı .


size etraftaki mis gibi lavanta kokusunu anlatamam.


lavanta kokulu sevgiler.


💜💜💜💜💜💜💜💜💜💜💜💜💜

Pazar, Temmuz 16, 2017

salda gölü...


üç gece kamp kurduğumuz salda gölü,
gerçekten çok güzel, 


bembeyaz kumsalı,
turkuaz rengi suyu,


gölün çevresinde kamp yapmak mümkün,
yeşilova belediyesinin kampıng alanında,
su, tuvalet, duş var.


kamp kurduğunuz da hiç bir ücret ödemiyorsunuz.
lakin, çok pis, belediye toplamakta yetersiz,
ama kamp alanına gelenler o kadar duyarsız ki,
tanık olduğum bir çok olay anlatabilirim.
sadece kamp alanı değil gölün tüm çevresinde durum aynı,
içim acıdı.


gölü anlatmaya başlarken, direk temizlik konusuna girdim.
çünkü nadir güzelliklerden biri elimizin altında,
ama ona o kadar hoyrat davranılıyor ki,
çok ama çok üzüldüm.


üç gün boyunca neler yaptık,
ilk gün gölün etrafını gezdik, 
lavanta tarlalarını görmek için Akça köye gittik,
ikinci gün, Burdur' a gittik.
temiz, düzenli, güzel bir şehir.


üçüncü gün salda köyünü ve en tepedeki,
düden köyünü gezdik.
iki köyü,  ve lavanta tarlalarında,
 çektiğim fotoğrafları bir başka postta anlatacağım.


mavini tonları gün ışığı ile değişiyor.
göl her tonda maviye bürünüyor.


tabiat parkında, duşlar , tuvaletler düzenli,
lakin kamp kurmaya izin verilmiyor,
günübirlik piknikçiler geliyor.


gölün çevresinde birçok bölgede çam ağaçları var.




biz çadırımızı belediye kampına değil,
Doğanbaba köyüne giderken,
pideci Sami'nin restaurantının yan tarafına kurduk,
hiç bir ücret ödemedik.
pideler çok lezzetliydi.




gölde yüzmeye çekinenlerdenim ,
ayaklarımı soktum.



Salı, Temmuz 11, 2017

limonatam misss...



hem mis, hem leziz, hem kolay


1 portakal ve 2 limonu dondurucuda tutuyorsunuz,
her zaman lazım olacağını düşünerek.


sonra üçünüde doğrayıp,
 1 bardak şeker ile rondoda parçalıyorsunuz.


3 litre suyu kaldırıyor ama su ölçüsü size kalmış,
şeker sevginize göre ayarlayın işte.


bu ağır sıcaklar da.
buz gibi buz,
 için gari.


ne renk ama.
💛💛💛😋💛💛💛

Pazartesi, Temmuz 10, 2017

çiçek bırakıp sayfaya kaçıyorum...


evet sadece çiçekleri ve yanında sevgimi 
bırakıp gidiyorum.
arkanıza yaslanın ve mümkünse kahvenizi de alın,
sevdiğiniz bir müzikte eşlik etsin size,
💙💚🙋💛💜💜