bir peynir hazinesi, ev yapımı hepsi..
bu kareleri İstanbul'dan dönüşümün ikinci günü çektim.
hikayesini anlatmaya nereden başlasam;
Datça'da Metamorfoz Sanat Evin de, Peynir kursu var.
öğreten Deniz Arı, öğrencilerden biri de benim sevgili arkadaşım Yılda,
Yılda'cığım büyük bir heyecanla Mayıs ayında bu peynirleri yapıp,
dinlendirme için Deniz' e bırakmıştı. Olma sürecini tamamlayan peynirlerin,
tadımı için benim dönmemi beklemişler. Peynirler hazine, benim gelmem de önemli,
:)))) o zaman küçük de olsa şölen havasını hak ediyor, diyerek....
peynirleri ve evdeki kapkacağı toplayıp sahilde sakin bir köşeye gidiverdik.
şimdi hikayenin devamı;
köy ekmeği, şarap, peynirler,
denizin kenarı, birde fotoğrafta olma arzusun da olan, bir kara tavuk,
işte bu kareye güzellik katanlar.
ev yapımı cheddar peyniri, gouda peyniri ve tulum peyniri...
ilk kez deneyen bir kurs öğrencisi için gayette başarılı,
bayıldık, bayıldık...
ben fotoğraf çekim bitene kadar, arkadaşlarıma biraz eziyet ettim,
aman dokunmayın, bekleyin, kesmeyin ....diye
Tchibo marka, bu peynir kesici bir arkadaşımdan hediyeydi,
peynirler ona, o peynirlere çok yakıştı.
o kadar çok fotoğraf çektim ki, canım arkadaşlarım,
iyi sabrettiler...
''hazine değerinde bu peynirler'' diye diye çekip durdum.
tulum peynirinin rengi nasıl da sarı, diğer peynirlerdeki sarılık da aynı,
Deniz bunu çok beğendi.
bizde çok beğendik, görüldüğü üzere kapış kapış gitti.
usta ve öğrenci bir arada, kırmızı tişörtlü Deniz,
kedili tişörtü olan da Yılda.



