çocukluğumdan beri,
pek severim, çok severim,
hep severim, aşırı severim.
aşure zamanını beklemem çok sık yaparım.
bu sefer aşure fotoğrafları ortalıkta dolaşmaya başlayınca,
dayanamadım yine yaptım.
tarif için bir sıra izleyip yazmayacağım.
genelde derin dondurucuda,
haşlanmış, fasulyem, nohutum ve buğdayım bulunur.
bence aşure, çoğalan bir şey adı gibi.
ölçü de pek bilmem, karıştırıp, ekleyip yapıveririm işte.
buğdayı bir gece önceden bir taşım kaynatıp,
aynı suda, sabaha kadar beklettim.
sonra tam bir saat kaynattım,
su azaldıkça hemen sıcak su ilave ettim.
az bir miktar pirinci de ekledim.
sonra geceden ıslatıp sabah haşladığım
kuru fasulye ve nohutu ekledim.
kayısı ve inciri küp küp doğrayıp üzerine sıcak su döküp,
bir köşeye koydum.
kuru üzümleri yıkatıp tencereye attım.
bir elma, bir mandalinayı küçük küçük doğrayıp,
kaynayan malzemeye ekledim.
haşlanmış mısır da ekledim. ben yakıştırıyorum.
tuzsuz fıstığı, kabuğu soyulmuş bademi, ikiye böldüğüm kavrulmuş fındığı,
bir çubuk tarçını, bir iki karanfili ekledim.
( tarçın ve karanfilleri 10-15 dk içinde tencereden geri aldım.)
herşey gayet güzel helmeleşmiş.
köşede duran kayısıları tencereye attım.
biraz sütü, biraz nişasta ile karştırıp,
usul usul ekledim. kısa süre pişirdim.
şekerini de kattıktan sonra incirleri koyup,
hemen ocağı kapattım.
( incirleri en son koydum ki, rengini karartmasın )
sonra kaselere pay ettim.
benim için en önemlisi üstünü süsleme kısmı.
kuru kayısı ve inciri çok minik küp küp doğradım.
kuş üzümü bol, hindistan cevizi,
dövülmüş fındık, fıstık, badem,
nar taneleri...
sevdiğiniz ve yakışacağını düşündüğünüz herşey.
ikinci sevdiğim bölüm ise,
konu komşuya, çoluk çocuğa dağıtıp.
eş, dost arkadaşı çağırıp afiyetle yemek.
ben bu fotoğraflara çook bakarım çok.