Cuma, Haziran 19, 2015

fallı kahve...

nisan ayında, bahçe de çektiğim fotoğraflardan
hazırlayıp, paylaşamadığım,
gecikmiş bir post daha.
****
 hep kahveleri içip, fincanları kaldırmıyorum,
arada fal da lazım.


 çok değişik bir çiçek daha,
arkadaşım bulmuş, 
hemen getirmiş, bu çiçeğin de fotoğrafını çek diye.
eee kahve içmeden olmazdı.


aşağıdaki kare de bir kara kedi var.


falım da uzak bir yere, yolculuk çıktı.


sanki yapma çiçek gibi,
kokusu da çok güzeldi.


biz kahve içerken, üç-beş yağmur damlası düşmüştü masaya.
bir kahve ve çiçek içeren postun sonuna geldik.
sağlıcakla kalın.

Perşembe, Haziran 18, 2015

bostan...


bostan yazıp balık gösterdiğimin farkındayım.
bu balıklar, komşu çocukların, oynamaktan bıktığı oyuncaklardı.
bende onları duvara yapıştırıp bahçe süsü yaptım.
bostan fotoğrafları, çekerken onları da göstermek istedim.


gelelim bostana, bir karık yer ama olsun.


bu yıl ilk deneme, seneye tarla yaparım artık.


mahsüllerimize gelince,
domates


fasülye


biber


salatalık

bizim evde,
bağ ayrı, bostan ayrı.

Çarşamba, Haziran 17, 2015

karabaş otu reçeli...


bu reçeli yapalı bir buçuk ay oldu.
karabaş otlarının çiçeğe durduğu zamanlar yaptım.
paylaşmak bugüne kısmetmiş.


karabaş otunu tam üstündeki,
kelebek misali tüy gibi çiçekleri topladım.
elimde bir karton bardak, dağ tepe bahar gezmelerimden birinde.


tarifine gelince,
bir su bardağı dolusu çiçek, sıkı sıkı doluydu.
4 su bardağı şeker, 3 su bardağı su,
şeker ve su her tarafından kaynamaya başlayınca,
yıkayıp, süzdüğüm çiçekleri içine attım,
10 dakika kadar kaynayınca, yarım limon suyu ekledim biraz daha kaynatıp,
ocaktan indirdim.

renk fotoğraftakinden çok daha güzel oluyor.
ve
çok hoş  bir rayihası var.
bu reçelle 26. reçelimi yapıp, paylaşmış oldum.

Salı, Haziran 16, 2015

düş hanımın yaz halleri...


kara kızımı özlemişsinizdir.


yaz onun için çok zor,
hem tüylü, hemde siyah olunca.


çok tozlanıyor.
:))))

evin serin olan her köşesi ona ait,
sabahları verenda da bu koltuk da,
öğle saatleri kapalı balkonda.
artık keyfine kalmış.


düş hanım dan sevgilerle.

Pazartesi, Haziran 15, 2015

evin yaz hali...


sabah  ve akşam iki yüzme arası,
zamanımın geçtiği . minik evimden kareler.


ev dekorasyonu fotoğraflarını,
 gayet başarı ile çeken arkadaşlara,özendim.
bende evin yaz halini karelemeye çalıştım.


aslında çatı katı, kitap okumak ve bilgisayarda çalışmak için,
en çok kullandığım alan.
ama  sıcak yaz günleri,
serinliğinden dolayı,  bu kat pek revaçta.


babaannemden kalan çok sevdiğim aynam.


aşağıdaki karede, biraz
sandık, sandık üstünde durumu var gibi.


yakmayı pek sevdiğim fenerler.


ev çok kalabalık olunca,
merdivenler oturma alanına dönüşüveriyor.


katlanır cam balkonlar çok işe yarıyor.
yemek masası bölümü hemen açık havaya dönüşüyor.

çok zormuş ev fotoğrafları çekmek.
artık idare edin.

Pazar, Haziran 14, 2015

kargı koyu akşamüstü...


yeni haftaya masmavi karelerle başlamak istedim.
geç oldu gelmesi ama ''yaz geldi.''


deniz sefamız başladı.
sabah erken, akşam geç yapıyoruz bu sefaları.
sabah yürüyüş ve yüzme ,
akşam üzeride hem yüzme, hem keyif.


bu kareleri çektğim yer,
kargı koyunun en sonu.


önümüzde deniz, arkamız da, keçilerin dolaştığı tepeler.
minnak bir su birikintisi, kurbağalara mekan olmuş.


koyun bitiminde ki, eski taş ev. 
bu kulubenin, üst tarafında da keçi ağılı var.
biz oradayken, haylaz bir keçi yavrusu vardı.
sürekli kaybolup meliyordu.
zavallı annesi, koşa koşa gelip alıyordu onu.


bu kocaman kız, en sonda bulunan işletmenin, uysal kızı.
bizimle birlikte  gün batımın seyretti.


yüzmenin en güzel olduğu saatler,
işte bu pembeleşen suya girdiğim zamandır.

Perşembe, Haziran 11, 2015

okumaya devam...


bir kez ahenk bozulunca, tekrar ritmi bulmak zor oluyor.
neyse ki, hayat devam ediyor.


ben de,
sevdiğim işlerle uğraşmaya devam ediyorum.
misal, kitap okumaya.


en sevdiğim yazarlardan biri, Ursula K.Le Guın
marifetler, sesler ve güçler adlı üçlemesinin,
ilk romanı.

kitap ve kahve,
 her ikisini de sevdiğim 
ve her ikisi içinde zamanım olduğu için,
şanslıyım.


Çarşamba, Haziran 10, 2015

çilekli tart...


Bütün bu hazırlık sadece tart için değil. 
Kek çırptım ve bır miktar kek hamurundan tart kalıbına döktüm.


Çileği biraz kaynattım,  rengi versin diye,
Nişasta ve şeker ile dolguyu hazırladım. 
Tart hamurunun orortasına bu karışımı döktüm. 
Ince kestigim çilekleri üzerine dizdim.


kek tarifimi tekrar vereyim,
1 su bardağı şeker, 3 yumurta,
1su bardağı yoğurt, 1 su bardağı sıvı yağ,
kek hamuru kıvamına yetecek kadar un,
bu da 3- 3,5 su bardağı un gibi oluyor,
2 paket kabartma tozu.
bu hamurdan  iki kepçe kadar tart kalıbına döküyorum.


anlaşıldığı üzere evde ve blog da,
hayat yavaş yavaş eski seyrine dönüyor.
kahve, tatlı, reçel, kitap vs....

Pazartesi, Haziran 08, 2015

kıştan kalan, marifetim...


bu kış çok becerikli olduğumu, örgüler ördüğümü,
biliyorsunuz.


son marifetim, arkadaşımın torunu,
Deniz hanıma bu elbiseyi örmek oldu.


dantel parçaları ile süslediğim bu elbiseyi,
gülen güle giysin.